Öncelikle şahsımla ilgili bazı dostların eleştirilerime anlam verememesi ne dair kısa bir açıklama yapmak gereği duydum, Her yazarın kendine göre bir tarzı bir üslubu vardır elbette ki dünya görüşü her ne olursa olsun tüm yazar, çizer dostları hürmetle tenzih ederim…
Ancak benim anlayışımda herhangi bir siyasi partinin liderini, ideolojisini, onun kişisel karizmasını öne çıkartmak, namına, politikalarına övgüler yağdırmak değildir.
Yerel yönetimlerde Belediye başkanlarına, Belediye başkan yardımcılarına ilçe teşkilat başkanlarına ya da siyasete namzet olmak isteyen, çeşitli zengin, paralı işadamlarına, sivil toplum örgütlerine, övgüler yağdırmak veya yaptıkları iyi bir işi övmek değildir. zira iyi bir iş yapıyorlarsa bu halkın takdir ve teveccühünedir, Benim işim ise eleştirmek tir, kamu görevine Talip olanlar, kamu görevini ifa edenler, kamuya yani halka şeffaf ve açık olmalıdırlar,
“DEVLETİ HALK KURAR DEVLET, HALKI KORUR VE GÖZTİR"
Benim gibi eleştirmenlerin görevi kamu görevi yapan siyasetçi ve bürokratların halka olan sorumluluklarını hatırlatmaktır.
“Kelimelerin ve fikirlerin bir belagati vardır, fikirlerin ve kelimelerin kendisine alan bulabilmesi açısından eleştiri bazen Keskin, bazen yumuşak yapılabilir”
Dolayısıyla siyasetçi bürokrat eleştiriler karşısında hatalarını ve eksiklerini düzeltir bazen de yapılması imkansızmış gibi görünen hizmetlere imkan bulmasına vesile olur...
“Biz Sultanbeyli’liler olarak ağzımız sütten yandı yoğurdu üfleyerek yiyoruz…
Herkesinde bildiği üzere ilçemizin en büyük sorunlarından olan tapu sorunundan bir örnekle yola çıkmak istiyorum, yaklaşık 30 yıldır tapu sorununda Bürokratik çözümlemeler arayan Sultanbeyli halkı en başından beri AKP'yi koşulsuz desteklemişti, çok daha önceden çözülebilecek bir sorun iken bu konu yıllarca sürdü, geçmiş Belediye başkanlarının hatalarına değinmeden, şimdiki başkanımız olan sayın Hüseyin Keskin'in üç dönemlik belediye Başkanlığının neredeyse tüm enerjisini tapu sorununu çözmeye Sarf etmesine neden oldu, hal böyleyken ilçemizin diğer sorunlarına sıra gelmedi
“HAYATTA EN ZOR İŞ ZAMANINDA YAPILMAYAN İŞTİR”
İlçemizin en büyük sorunlarından biri olan Metro sorunu en az tapu sorunu kadar Sultanbeyli halkı için olmazsa, olmaz önemine sahiptir, AKP döneminde projesi yapılmış, inşaatına başlanmıştı ancak kaynak eksikliğinden dolayı Sultanbeyli metro hattı durdurulmuştu, şimdiki İBB Belediye Başkanımız olan “Ekrem İmamoğlu” seçim vaatlerinde, Metro sorununu çözeceğim sözü vardı, nihayet 2 yıllık bekleyişin ardından 2024 yılına Metro'nun faaliyete gireceği açıklandı.
Ancak daha önceden tapu sorununda sürekli seçim vaatlerine sıkıştırılan Sultanbeyli halkı için hayati önem taşıyan metro hattı, yeniden seçim malzemesi olarak karşımıza çıkacak’mı endişesi, Metro konusuna kuşkuyla bakmamız konusunda gizemini koruyor…
Son bir kaç ay’a baktığımızda CHP Sultanbeyli ilçe başkanı Hayatı Bozkaya Sultanbeyli'de hemen, hemen her gün ilçemizin gelişimi adına gayret göstermesi gözlerden kaçmıyor ilçemizde Karanlık dere olarak bilinen bu bölgede yaşayan Vatandaşlarımızın yaşam kalitesini sıkıntıya sokan, yaklaşık 30, yıldır sürekli şikayet ettiği, hastalık üreten bir an evvel ıslah edilmesi gereken, geç kalınmış olsa bile İBB’nin bu duruma el atması bölgede yaşayan vatandaşlarımız için sevindirici bir durum.
Tapu sorunumuzun zamanında çözülemeyen işi ilçemizin diğer donatı alanlarına ve hatta hizmet binalarının gelişimini de sıkıntıya sokmuştu Sultanbeyli'de tüm siyasetçi ve bürokratların bu konuya ivedilikle el atması ilçemizin bu eksiklerinin süratle giderilmesi konusunda gayretlerini bekliyoruz..
En başında belirttiğim gibi Hizmet eden bürokratlarımız siyasetçilerimiz bizden onları onore, etmemizi övgü yağdırmamızı, karizma yüklememzi, yada teşekkür etmemizi beklemesinler Eleştirilerimize kulak kabartsınlar bizimde hatamız varsa çemkirmek yerine hatalarımızı vurgulasınlar böylece göremediğimiz eksiklere dair bizler çözümleme getirelim Siyasetçilerimizde çözsünler.
Böylece Taktir'i de teşekkür'ü de halkımız sandıkda kendilerine verir…
