Reklam Ver! Firmanızın reklamlarının Sultanbeyli TV'de yer almasını istiyorsanız bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Sultanbeyli Adına Herşey
Whatapp İhbar Hattı
reklam1
SULTANİSTAPOL KASABASININ AVANTACISI
ilyas BAĞATUR
ilyas BAĞATUR ilyasbest@hotmail.com
ÖYKÜ

Bu öyküde yazar okuyucusunun hoşgörüsüne dayanarak betimlemelerdeki bazı belagatı Keskin yazmıştır, öykü yaşanmış bir öyküdür, Ancak bu öykünün diğer öykülerden farklı bir yanı var bu yaşanmış bir öykü, aynı zamanda halen yaşanmaya devam etmektedir, yazarın öykü'yü nasıl bitireceği henüz belirlenmedi diğer bölümlerde buluşmak dileğiyle.. keyifli okumalar...!
.
.
"SULTANİSTAPOL KASABASININ AVANTACISI"
.
Dışarıda karanlık, puslu hava vardı sanki birazdan gök delinip Şimşekler çakacak, kasaba'nın üzerine yayından çıkmış bir alev ok şiddetiyle Yağmur yağacaktı..!
.
"SULTANİSTAPOL" Kasabasının merkezinde Mabedin hemen karşısındaki binanın üst katında kasaba esnaf kooperatifi ofis odasının en mahrem yerine çekilmiş iki adam aralarında konuşuyorlardı..
bu esnaf kooperatifi iki kasaba esnafına ait idi ancak kooperatif "SULTANİSTAPOL" kasabasındaydı..
.********
Bir apartman dairesinden bozma Ofisi ortadan ikiye bölen camekan bir kapı kapının bitişiğinde içinde tıka basa dosyaların olduğu bir dolap hemen yanı başında birbirine bitiştirilen İki masa, masanın üzerinde dağınık şekilde duran üç tane dosya birkaç kağıt, bir rulo peçete, içilmiş çaylar tabakasında konulmadan masanın üzerine dağınık vaziyette, bir paket sigara, sigaranın üzerine konulmuş çakmak masanın başında oturan adamın önünde yazılmış A4 kağıdı ve üzerinde cep telefonu vardı, hemen karşısında ise bir diz üstü bilgisayarı açılmış vaziyette duruyordu, masanın diğer köşesinde bir de not kağıdı duruyordu, masanın başında oturan adam ivan şanaloviç yarı kelleşmiş Kara, kuru, çirkin, üzerinde yeni ütülenmiş beyaz gömlek en az kendisi kadar kara bir koltuğa oturmuş koltuğun üstünde sanki sopa yutmuş gibi dimdik duruyor, iki avuçlarını dümdüz açarak karşısındaki adamı
Lev Adamiyaksu'yu yaltaklanan köpek sevimliliğinde gülümseyerek ikna etmeye çalışıyordu..
.
Masanın en uç kenarında oturan
Lev Adamiyaksu kasabada bir lokanta işletiyordu 70 yaşını aşmış siyah çerçeveli gözlük'ü ile aksakallı bu yaşlı adam sol elini masanın üzerine serbest koymuş, sağ dirseğini masanın üstünde tutarak parmakları arasındaki sigarayı ağzına yakın tutuyordu, bir taraftan da hayret ve şaşkınlık içerisinde ivan şenaloviç'i Hayret ve şaşkınlıkla dinliyordu
İvan şenaloviç
Bak, Adamiyaksu abi..(!) alalım 25 bin lira tertemiz kredilerimizi verelim
.
Karşıdaki bu ak sakallı'yı ikna etmek için cümlesini tekrarlıyordu
Şeytan soluğu yutmuş gibi göz kapaklarını sıkıça kırpıştırıyor, sesini kibarlaştırarak kolunu dosyaların olduğu dolaba uzatarak avucunu kapatmadan bütün parmaklarını birbirine birleştirip dolabı işaret ediyor, bir yandan da konuşmasına devam ediyordu.
.
Alalım tertemiz 25. Bin liramızı.(!)
.
Bak abi günde 10 kişiye Kredi verirsek 25 bin liradan günde 250 bin lira yapıyor yılda ne kadar yaptığını Sen hesapla(!).***??
.
Lev adamiyaksu yüzünü pis bir şey içmiş gibi buruşturdu aksakalına yakışmayan masum bir hıçkırıkla
,
Hı.(!)
Olmaz, olmaz,..! dedi
.
Sigarasından derin bir nefes çekti, iki sefer dolgun, dolgun öksürerek, yelesi kabarmış aslan gibi homurdandı,
.
olmaz dedi (!)
Avantada alma..!** günde on kişiye değil sadece ayda on kişiye verelim bak söylüyorum avanta'da olmaz, dedi. zamanını harcama diye de ilave ediyordu, ayda on tane verelim evet, evet ayda on tane verelim, kimseden de avanta almayalım,
.
Adamiyaksu: nefes almadan konuşuyor, nefesi tükendikçe sesi kısılıyor sesi kısıldıkça nefesi de tükeniyordu, öfkesinden oturduğu sandalyede sağa sola kaykınıyordu..
Sadece olmaz. olmaz demeye devam ediyordu kısılarak biten sesiyle.
..
İvan şenaloviç, sebebi bilinmeyen bir sevinçle bu ak sakallı ihtiyarın sözünü keserek az önce söylediklerini köpürterek bu sefer iki kolunu birden açtı anlatmaya başladı, bak abi şu dolaptaki dosyaları görüyor musun, onların tamamını çıkar at paraları bu dolaplara istifle.
.
Masanın karşı tarafında oturan saçını topuz yapmış somon renkli bir hırka giymiş sanki annesi tarafından uslu, uslu oturması tembihlenmiş, bacaklarını önüne toplamış avuçlarını birbirine bağlamış uslu duran kız çocuğu edasıyla hanım hanımcık oturan
.
Sekreter Aliya petruşka söze karıştı kısa cılız bir sesle
Ak sakallı ihtiyarı ikna etmek için
.
"Ama yine kredi için gelenler coştu yani Talep çok,(!)...*
.
sözünü İvan şenaloviç hemen keserek konuşmasına kaldığı yerden devam etti,
.
Gözlerini bütün dünyanın oyuncakları kendisine bağışlanmış sevincinden kabına sığmayan bir çocuğun sevinci ve kurnazlığı ile ışıldatarak şiddetli, şiddetli gözlerini yıldırım hızıyla dolaptaki yan yana dizilmiş dosyalara bakarak gezdirdi,
.
İvan şenaloviç: dolaptaki bütün dosyaları Kaldır at paraları tıka basa dolaplara doldur yine yetmez Anladın mı.?...**
**
kuru para bu...!
.
Adamiyaksu: çenesini kaşıdı parmaklarını ak sakalının arasında gezdirerek yorgun bir sesle nasıl cevap vereceğini ve nasıl itiraz edeceğini bilmediği bir tını ile..
.
Bak kardeşim şöyle bir şey söyleyeceğim bu çok ağır bir (nabal) nabal derken Vebal demek istiyordu, biz bu kadar, bu kadar kötü bir adam değildik,
Adamiyaksu:
Sigarasını parmaklarının arasında sıkıştırdığı elini sağa sola gezdiriyor nefesini tazelemeden konuşmasına devam ediyordu, bir taraftan şenaloviç, diğer taraftan Aliya petruşka mırıldanarak Adamiyaksu'nun konuşmasını bölmeye çalışıyorlardı, ancak öfkeden göz bebekleri açılmış, her ikisine de öfkeli, öfkeli çakmak gözlerle bakıyor konuşuyordu, artık her ikisini'de dinlemiyordu,
.
Adamiyaksu:
Kardeşim Biz ne ara bu kadar alçak insanlar olduk, biz bu kadar namussuz, şerefsiz insanlar olacaktıysak buralara kadar niye geldik,,,!
.
Diyerek masanın üzerinde duran küllüğe sigarasını öfkeyle vuruyor külünü düşürüyordu, kendisini toparlayıp öfkeli gözlerle yine ivan şenaloviç'in cevaplamasını bekliyordu...
ivan şenaloviç:
25 yıldır bu kooperatifin başkanıydı kendisine göre her türlü avantayı almak onun hakkıydı, onun anlatımına göre herkes bunu yapıyordu, bunu yapmak çok normal bir şeydi,
Lev adamyiksu'nun bunu kabul etmemesine bir anlam veremiyordu Oysa ne güzel günde, 250 bin lira para kazanacaklardı, dolaptaki dosyaları çıkartıp içlerine deste, deste paraları koyacaklardı bu İvan şenaloviç'in hakkıydı ...!
kasabasında Herkes bu durumu biliyor hiç kimse hiçbir şey söylemiyordu..
.
İvan şenaloviç;
Bak abiciğim Bu durum sadece bizim kasabamızda değil.(!) ..**
Vilayete bağlı bütün kasabalarda ve vilayetin yarısından fazlası öyle yapıyor,,** Hatta bizim bağlı olduğumuz Başkent merkezimiz de böyle yapıyor, halen bugün avantasını alıp kredi veriyor.. O halde Biz niye yapmayalım bunu avanta almak bizim de hakkımız değil mi..???**...!
*****
Aslında bu durumu herkes gibi Lev adamiyaksu'da biliyordu engel olamayacaktı bu duruma, Fahri bir garez ile bağırsada kimse açıktan ses çıkarmıyordu..
.
Esnaf Odası kooperatifi ofisin'nin dışındaki gökyüzü kapaklarını açmış şimşekler çakıyor, sel gibi yağmur yağıyor sanki bu duruma tüyü bitmedik yetimin hakkını yemeyin der gibi bardaktan boşalırcasına isyankar, isyankar yağıyordu....! 8 .TEMMUZ .2023.
.
İLYAS BAĞATUR

reklam4
Bizi Takip Edin!
2024©copyrightsultanbeylitv