Aslında nereden
bakarsanız tutarsız enteresan bir hadise; hayatın olağan akışı ile
açıklayabileceğimiz bir durumda değil,
Bu bildiri gece yarısı
yayınlandı. Belirli bir ideolojik anlayışı olan son derece sert, sivri
fikirleri ile tanınan, veryansın TV isimli web sitesinde ve Bu sitenin önde
gelen isimlerinden, Nihat Genç adlı son derece sert eleştirileri olan bir ismin
duyurması en başından anormal bir durumla gece yarısı yayınlanması, birçok
insanda endişe yarattı.
Diğer taraftan
bildirinin içeriği de sert, uyaran, üstenci bir üslup olmasıda birçok insanın
endişelenmesine neden oldu. Emekli amirallerin siyasete müdahalesi olarak
değerlendirdiler.
Aslında hepimiz
biliyoruz ki emekli amirallerin darbe mekaniğini tetikleyemeyecek kadar
güçlerinin olmadığını ve TSK'nın O’ eskiye dair darbe kudretini
barındırmadığını gözlemleyebiliyoruz.
Ortada enteresan bir
durum var. Herkes haklı ve herkes haksız gibi bir durum, ancak bu enteresan
durumun rasyonalite ile açıklanması gerekiyor. Uzun yıllarca siyaseti
gözlemlemiş, yüksek tecrübeye sahip bu kurmayların, bir gece yarısı
hakkında soru işaretleri bulunan bir web sitesi üzerinden yayınlamaları
hakikaten açıklanmak zorunda, Bu emekli amirallerin mevcut süregelen
politikalar hakkında hassasiyet duyup hükümetİ uyarmasından ziyade başka bir
sonuç ortaya çıkıyor.
Hükümet bunu bir uyarı
olarak değil de tam tersine başka bir tutum olduğunu ve bunun Emekli askerler
üzerinden yapılınca tehlikeli olduğunu düşünüyor.
İşin aslına
bakarsanız hükümetinde son 5 yıldır, Milli Güvenlik üzerinden siyaset yapıyor
olması ve bu tavrın emekli amirallerin istediği bir tavrı benimsemeleri, Hatta
hükümete bağlı medya kanallarında bu generallerin her gün fikir beyan ettiğini,
hükümetin Milli Güvenlik üzerinden siyaset yapmasını doğruladıklarını
görüyorduk.
Ancak bu son bildiri ile
Milli Güvenlik üzerinden söylem kurmaları, hükümeti tehdit eder bir tavır,a
dönüşmesi bir krize dönüştü.
Oysa bu bildiriyi
imzalayan amirallerden bazıları Hükümete yakın isimlerdi: Mavi Vatan Doktrini,
milliyetçi heyecanı ayakta tutmak için son 5 yılda hükümetinde sürekli
başvurduğu bir konuydu.
Bu 104’ amiralin Tek tip siyası görüşte olmadıklarını benzer
düşüncede olmadıklarını biliyoruz. İçlerinde siyasetle ilgisi olanlar da var,
siyasetle ilgisi olmayanlarda var. Bununla beraber içlerinde hükümetin son 5
yıllık dış politikasını destekleyen ve muhalefetin, Milli Güvenlik
kavramıyla terbiye edilmesinde önemli rol oynamış isimler de var. Hatta
bazıları muhalefeti yerli ve milli olmamakla da eleştirmişti.
Tabii bu bildirinin bu şekilde olması hükümeti rahatsız etti.
Elbette ki bu
rahatsızlığın, haklı gerekçeside var. Türkiye’nin siyasi tarihine baktığımızda
askeri vesayetin derin izlerini görebiliriz, ancak hükümetinde bu rahatsızlığı,
bize garip gelen bir rahatsızlık,
15 temmuz'dan sonra
hükümet’de geniş bir yetki alanı oluştu Türkiye'deki bütün kurumları
düzenleme yetkisi, mevcut hükümetin bu denli yetkisi varken, emekli amellerden
bu kadar rahatsız olması açıkçası çok da mantıklı gelmiyor. Böyle bir tehdidin
olmadığını ve emekli amirallerin hükümeti kendi çizgilerine getirmektense bir
çeşit siyasi tutum aldıklarını işaret ediyor.
Peki ortada asla
gerçekleşmeyecek bir darbe varsa biz bunu neden tartışıyoruz, sorusuna gelecek
olursak bu bildiri, birileri tarafından hazırlanmış, dikkat çekici ve gece
yarısı yayınlanması, bildirinin başlığında “Aziz Türk milleti” yazılması-ki
bunun askeri darbelerde muhtıra başlığını çağrıştırması, burada akla gelen bu
bildiriyi amirallere onaylattırmadan yayınlanmış olma ihtimali birileri
tarafından heyecan uyandırmak ya da bu bildiriyi manipüle
etmiş olabilirler,
bu amirallere diğer bir
yönüyle bakacak olursak son 5 yılda hükümete yardım eden, hükümetin her
politikasını milli Beka sorunu ile meşrulaştıran hükümetin sistemini yani
Cumhurbaşkanlığı sistemini onaylayan, bu durumu milli güvenlik için gerekli
gören, muhalefetle parlemento ile uğraşmadan, Bazı şeylerin yapılmasına
destek veren, insanların birdenbire muhalefet tarafından destek beklemeleri,
muhalefetin bir kısmının da bunlara destek vermeleri,
Muhalif siyasi
aktörlerin olmasa bile, muhalif toplumsal kesimlerin açıkça bunu oturup
düşünmesi gerekir.
Bu bildiriyi 104 general
A Haber'de yayınlasaydı Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi bu amirallerin ulusal
güvenliğimize ne denli katkıda bulunduklarından bahsedecek hükümetin
dış politikasına Libya’da, Akdeniz'de, Rusya ve Suriye ile olan ilişkileri
çözümleme getirdikleri için muhtemelen büyük övgülerle met edecekti...
