HÜKÜMDAR YERYÜZÜNDE ALLAH'IN GÖLGESİDİR
İktidara çıkar ile bağlı olanları bir nebze anlıyorum. Bunlar kurnaz hinoğlu hinlerdir. Her ipte oynayan cambazlardır. Başka iktidar gelse bu defa onun trenine biner, onun türküsünü söylerler. Gerçi son derecede küçük bir azınlıktırlar fakat işleri ellerinde tutarlar, etkilidirler.
Mesela Sultanbeyli'ye baktığımızda sapkın, pedofil, Tacizci ve buna paralel şantaşcı bir Ahlaksızın varlığı umurlarında bile değil hatta bu ahlaksızın yaptığını bazıları eylence olsun diye dinlemeye bile bayılıyor. Ahlaksızlığı görmelerine rağmen sırf ahlaksız popüler diye suçluysa yasa ceza verir diyerek bu ahlaksızla fotoğraf vermekten hiç çekinmiyorlar Böylece biz ahlaksızlardan, ahlak dersi dinliyoruz yani suçlulardan ve kötülerden terbiye dersini kabul etmezsek bizler suçlu oluyoruz zihniyet bozuk tıynet bozuk....
Bütün bunları yaşayarak gördük ve anladık.
Anlamakta zorluk çektiğim halkın genelinin hala işin farkında olmaması, hala bin sene önceki zihniyeti sürdürmesidir. Ama bunu da iyi düşününce biraz anlıyorum. Çünkü:
1-Öyle bir aşırı beyin yıkama ve propaganda gücü var ki gerçekten bunun etkisinde kalmamak için büyük bir uyanıklık lazımdır. İnsanların çoğunun ne doğruyu arama gücü ne niyeti vardır.
2-İnsanlar zayıftır, güvenliklerinin tehdit altında olduğuna çok çabuk kanıyorlar. Düşman lafı hala büyük bir etki gücüne sahiptir. Ancak bireyler bu yalanlara kanmaz.
3-Ayrıca işin tarihi derinliği ve kökü vardır. Müslüman milletin geçmişinde din ve devlet ayrılığı yoktur. Halife veya sultan veya hükümdar Allahın yeryüzündeki iradesidir. Allah dilemeseydi oraya gelemezdi diye inanırlar.
İşte bu mantık asırlarca halkı uyutmuş ve hala da uyutuyor. İnsanlarımızın bundan kurtulması imkânsız gibi bir şeydir. Bu yüzden İslam ülkelerinde hak, hukuk, adalet, özgürlük, bireylik, refah yoktur. Bu toprakları terk etmiştir, geleceğe de benzemiyor...
